TEMEL BİLGİLER PLATELET NEDİR?
Trombosit kanda bulunan üç hücre tipinden birisidir. Temel görevi, yaralanma meydana geldiğinde kan akımının durmasını sağlamak için bir tıkaç (pıhtı) oluşturmaktır.Bunu sağlayabilmek amacı ile trombosit hücresi içinde yoğun olarak onarıcı proteinler olarak adlandırabileceğimiz büyüme faktörleri (growth factors) ve sitokinler içerir. Hastanın kendi kanı alınıp mekanik uygulamalara tabii tutularak trombosit (platelet) yoğunluğunun arttırılması ile elde edilen preparat, PRP olarak adlandırılmaktadır. Fizyolojik sınırların çok üzerinde olan bu konsantrasyon ile bölgeye yoğun oranda büyüme faktörü ve sitokin adı verilen proteinler uygulanmış olur. Bu proteinlerin onarıcı hücreleri yaralanmış bölgede çağırma (alarm) görevi olduğu zaten bilinmektedir. Bu uygulama ile doku patolojisi nedeni ile ağrı oluşan bölgede önce onarımın sağlanacağı, buna bağlı olarak da ağrının azalacağı veya ortadan kalkacağı varsayılmaktadır. Son 10 yılda en azından ağrının ortadan kaldırılması amaçlanarak PRP tedavisi uygulanan ve yayımlanan diz eklemi problemlerini kabaca özetlersek:


DİZ EKLEMİ PROBLEMLERİNDE OLASI PRP UYGULAMA ALANLARI
1) Tendon (kiriş) yaralanmaları:
a) Diz önü ağrısı (patellar tendinit)
b) Tendon onarımının uyarılması
2) Bağ yaralanmaları
a) Diz eklemi iç yan bağ yaralanmaları
3) Kıkırdak sorunları (aşınma-kireçlenme)
a) Geniş alanlı kıkırdak aşınmalarının-kayıplarının onarımı
b) Diz ekleminde kireçlenme/aşınma (osteoartrit)
c) Menisküs yaralanmalarının tamirinde
d) Diz ön çapraz bağ tamirinin güçlendirilmesi
4) Kemik sorunları
a) Kırık iyileşme sorunları (kaynamama)
b) Sporcularda iyileşmeyen stres kırıklarının tedavisinde


OTOLOG PRP NEDİR?
“Otolog” kişinin kendi vücudu anlamına gelmektedir. Yani kaynak olarak başka birisinin veya hayvanın dokusu değil, kişinin kendi dokusu kullanılmaktadır. Bu yöntemle, yaralı veya hasta bir dokuya kişinin kendi plazması yani büyüme faktörleri, konsantre olarak uygulanmış olur.PRP’ de yani trombositten zengin plazmada, normal plazmaya göre daha fazla büyüme faktörü salınır ve böylece normal yara iyileşmesine göre daha fazla sayıda kök hücre buraya gelir.


PRP’nin HAZIRLANMASI ve SINIFLAMA
Temelde hastanın toplardamar sisteminden bir miktar kan alınarak önce alyuvarlar (eritrosit) santrifüj ile ayrılmaktadır. Elde edilen sıvı kısım (plazma) tekrar işleme alınarak trombositten zengin plazma (PRP), trombositten fakir plazmadan ayrıştırılmaktadır. Sistemlerin farklılıklarına bağlı olarak trombosit yoğunluğu oranı normal kandan 1.6 ila 14 kez fazla olabilmektedir.Ayrıca her sistemde elde edilen PRP içinde akyuvar (lökosit) miktarı da değişkenlik göstermektedir. Bir diğer değişkenlik gösteren faktör hazırlanmış olan PRP’nin içine aktivatör adı verilen çeşitli kimyasal maddelerin katılıp katılmadığıdır. Genel kanı, aktivatör katılmamasının daha iyi olacağı yönündedir. Aktivatör adı verilen kimyasal maddeler özetle kalsiyum ve trombindir. Bunların bazen uygulama esnasında erkenden (enjektör içinde) pıhtı oluşturduğu gözlenmiştir. Aktivatör konulmayan PRP’nin, tendonda mevcut olan kollajen adı verilen protein ile temasa geçer geçmez büyüme faktörlerini salınıma geçirdiği belirtilmiştir. Özetle hastalarda uygulanan PRP solüsyonları tek tip değildir. Bu nedenle yapılan yayınları toplu olarak analiz etmek (metaanalysis) mümkün olmamaktadır. Her PRP preparatının diğerlerinden farklılaşmasını sağlayan 3 önemli faktör mevcuttur: 1-Trombosit konsantrasyonu/ elde edilen toplam miktar (yoğunluk) 2-Lökosit miktarı 3-Aktivatör kullanılıp kullanılmadığı.


PRP NASIL ETKİ EDER?
PRP uzun yıllardır ortopedi hekimleri tarafından kas-iskelet sisteminin- özellikle kronik ağrı ile seyreden –hastalıklarında ağrının giderilmesi amacı ile kullanılmaktadır. Kronik diz önünde ağrı, patellar tendinit (Jumpers knee): Tendon (kiriş) yaralanmaları sonrası vücuttaki onarım 3 dönemden oluşur. Yangı dönemi (enflamasyon), biçimlenme (formation)dönemi ve yeniden yapılanma (remodelling) dönemi. Süreç yaralanma sonrası bölgede kan birikmesi ile başlar. Bu birikime hematom adı verilir. Daha sonra hematom içindeki trombositler aktif hale geçer ve bünyelerindeki büyüme faktörlerini dışarıya salarlar. Bölgeye hücre akımı başlar ve granülom adı verdiğimiz taslak iyileşme dokusu oluşur.Bu doku kollajen adı verilen ve vücudun temel yapı taşı olan proteini üretmeye başlar. Daha sonra şekillenme ve oluşan skar (yara iyileşme) dokusunun kalitesinin arttırılması çalışması (remodelling) başlar. Büyüme faktörlerinin erken uyarıcı ve iyileşmeyi hızlandırıcı etkilerinin olduğu artık bilinmekle birlikte uzun dönemdeki faydaları olup olmadığı araştırılması gereken konulardandır.


Kıkırdak sorunlarında etki:
PRP uygulanmasının geniş kıkırdak kayıplarının iyileşme hızını arttırdığı ve oluşan iyileşme dokusunun kalitesinin arttığı gösterilmiştir.


Diz eklemi kireçlenmesi/aşınması (osteoartrit):
Diz eklemi kireçlenmesi hastalığına sahip kişilerde eklem içine yapılan 3 PRP uygulamasının diz ekleminde ağrıyı önemli ölçüde giderdiği ve hareket sınırını arttırdığı gözlenmiştir. Bir çalışmada, PRP uygulamasının sonuçlarının eklem içi Hyaluronik asit uygulamasından istatistiksel olarak anlamlı oranda daha iyi olduğu gözlenmiştir.


KAS İSKELET SİSTEMİ HASTALIKLARINDA PRP UYGULAMALARININ ETKİLİ OLMADIĞI ALANLAR
Eklem kireçlenme / aşınması (osteoartrit) ile ilgili PRP uygulamaları evre 1-3 arası hastalarda yapılmıştır. Özetle belirtmek gerekirse PRP tedavisi, osteoartritin (kireçlenmenin) cerrahi tedavisine alternatif olarak görülmemelidir. Bir ortopedi uzmanı tarafından cerrahi tedavi (total protez vb) endikasyonu konmuş hastada PRP tedavisinin alternatif olabileceği veya cerrahiye gereksinimi ortadan kaldıracağı düşünülmemelidir.


OLASI SORUNLAR
En önemli olası sorun tedaviye istenen yanı- tın alınamamasıdır. Ayrıca uygulamanın enjeksiyon ile yapılması azda olsa ağrılı bir süreç içermektedir.


GÜVENLİK KONUSU
PRP; kişinin kendi dokusu (kan) kullanıldığı için A.B.D’nde güvenlik endişesi ‘minimum’ olarak sınıflandırılmış bir uygulamadır. Bölgesel reaksiyon çok nadir olarak sunulmuştur. İğne sonrası ağrı ve bir miktar şişlik normal olarak beklenmesi gereken bir durumdur. Bir laboratuar çalışmasında PRP’nin, S. Aureus ve E. Coli gibi bakterilere karşı antimikrobik özelliği olduğu tespit edilmiştir.Dolayısı ile enfeksiyon (iltihap) riski yok denecek kadar azdır. PRP’nin ortopedik problemlerde kullanımı ile ilgili özellikle son 5 yılda çok sayıda bilimsel çalışma yayınlanmıştır. Çalışmaların büyük çoğunluğunda sonuçların çok iyi olduğu belirtilse de bir takım eksikleri mevcuttur.